İç federal hükümet belgeleri, Amerika Birleşik Devletleri'nin sığınma taleplerini işleme biçiminde önerilen köklü bir değişikliği ortaya koydu — bu değişiklik, başvuru sahipleriyle karar verilmeden önce mülakat yapılması şeklindeki köklü uygulamayı tamamen ortadan kaldırabilir.
Trump yönetimi, Department of Homeland Security (İç Güvenlik Bakanlığı) bünyesinde, ABD göç yetkililerinin bazı sığınma başvurularını başvuru sahipleriyle mülakat yapmaksızın hızla reddetmesine imkân tanıyacak bir yönetmelik hazırlıyor. Bu düzenleme, USCIS'in (ABD Vatandaşlık ve Göç Hizmetleri) karar vermeden önce neredeyse tüm sığınma başvuru sahipleriyle mülakat yapma şeklindeki yerleşik politikasını temelden değiştirecek. Söz konusu belgeler ilk olarak 1 Haziran 2026'da CBS News tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.
Önerilen Yönetmelik Ne Getiriyor?
Önerilen yönetmeliğe göre USCIS görevlileri, başvurunun başvuru sahibinin ABD'ye varışından bir yıldan fazla süre sonra yapıldığını tespit etmeleri halinde, geleneksel mülakat uygulamasına bağlı kalmaksızın sığınma başvurularını reddetme yetkisine sahip olacak.
USCIS, başvurusu reddedilen kişileri Adalet Bakanlığı'na bağlı göç mahkemesi sistemi önünde sınır dışı etme işlemlerine tabi tutacak ve bu kişilerin ülkede kalma taleplerini çekişmeli bir yargılama ortamında savunmalarını gerektirecek.
Dikkat çekici bir husus olarak, yönetmelik, başvuru sahibinin bir yıllık başvuru süresi için tanınan istisnai durumlardan birini karşıladığını tespit etmeleri halinde USCIS görevlilerinin sığınma dosyasını işleme almaya devam etmesine ve mülakat planlamasına olanak tanıyacak. Ancak yazılı kayıtların sürenin kaçırıldığına işaret ettiği durumlarda, başvuru sahibi ile USCIS görevlisi arasında herhangi bir kişisel temas olmaksızın ret kararı verilebilecek.
Yönetimin Gerekçesi
CBS News'e verilen bir açıklamada bir USCIS sözcüsü, Trump yönetiminin bir milyonun üzerindeki sığınma başvurusu birikimini gidermek için "birden fazla seçenek değerlendirdiğini" belirtti.
Sözcü ayrıca planın "USCIS'in, zaten göç yargılama sürecine havale edeceği sığınma başvurularına zaman harcamasını önleyeceğini" ekledi.
Biriken dosya sayısı son derece çarpıcı boyutlarda. Geçtiğimiz sonbahar itibarıyla USCIS'te 1,5 milyon bekleyen sığınma başvurusu bulunurken, Adalet Bakanlığı göç mahkemelerinde Mart 2026 itibarıyla 3,3 milyon derdest dava mevcuttu ve bunların 2,3 milyonu sığınma taleplerini içeriyordu.
Hak Savunucularından Sert Tepki
Göçmen hakları savunucuları sert eleştirilerle karşılık verdi. Asylum Seeker Advocacy Project'in eş genel müdürü Conchita Cruz, sığınma başvuru sahiplerinin ABD'ye girdikten bir yıldan fazla süre sonra başvuruda bulunmalarının "pek çok nedeni" olabileceğini, bunlar arasında vize gibi geçici bir statüyle ülkede yaşıyor olmalarının da yer aldığını söyledi.
Cruz, "hükümetin, genellikle yıllardır karmaşık bir göç sürecini yürütmeye çalışan göçmenler üzerindeki kuralları değiştireceği" uyarısında bulundu.
Endişe salt usul meselesiyle sınırlı değil. Mülakat yapılmadan, başvuru sahipleri bir yıllık başvuru süresini kaçırmalarına yol açan olağanüstü koşulları açıklama fırsatını — yani yasal olarak tanınan istisnalara hak kazanmalarını sağlayabilecek koşulları anlatma imkânını — kaybedecek.
Genel Hukuki Çerçeve
ABD hukuku, Amerikan topraklarındaki yabancıların çoğunun — ülkeye yasadışı yollarla giriş yapmış olsalar dahi — sığınma talebinde bulunmasına izin vermektedir. Ancak sığınma kazanma eşiği çok daha yüksektir; başvuru sahiplerinin ırk, din, uyruk, siyasi görüş veya belirli bir sosyal gruba üyelik temelinde zulümden kaçtıklarını kanıtlamaları gerekmektedir. Sığınma hakkı tanınan kişiler ABD'de kalıcı olarak yaşama hakkı elde ederken, başvurusu reddedilenlerin sınır dışı edilmesi öngörülmektedir.
Bir yıllık başvuru süresi, Immigration and Nationality Act (Göçmenlik ve Vatandaşlık Yasası - INA) Bölüm 208 kapsamında uzun süredir göç hukukunun temel unsurlarından biri olmuştur. Bir hukuk analistinin belirttiği üzere, önerilen plan yalnızca başvuru sahibinin ülkeye varışından bir yıldan fazla süre sonra yapılan sığınma başvurularına uygulanacaktır — ki bu başvurular mevcut yasa kapsamında zaten büyük ölçüde engellenmektedir. Bununla birlikte, mevcut sistem tarihsel olarak başvuru sahiplerine karar verilmeden önce koşullarını yüz yüze açıklama fırsatı tanımıştır.
Daha Geniş Bir Kısıtlama Politikasının Parçası
Bu önerilen yönetmelik tek başına ele alınabilecek bir düzenleme değildir. Eşzamanlı birçok politika değişikliği yoluyla ABD sığınma sistemine erişimi kısıtlamaya yönelik süregelen kapsamlı bir kampanyanın en son adımını temsil etmektedir.
Yıllık Sığınma Ücreti (Annual Asylum Fee - AAF): 29 Mayıs 2026 tarihinden itibaren USCIS, 2025 yılında yasalaşan bütçe uzlaşma mevzuatı H.R. 1 ile öngörülen yeni bir yıllık 102 dolarlık ücret olan AAF'yi (Annual Asylum Fee - Yıllık Sığınma Ücreti) uygulamaya başladı. Bu ücretin ödenmemesi, sığınma başvurularının reddedilmesine, çalışma izinlerinin iptal edilmesine ve bazı durumlarda sınır dışı etme işlemlerinin başlatılmasına yol açabilir. Ücret muafiyeti seçeneği bulunmamaktadır.
Sığınma İşleme Dondurması: Sığınma başvurularının işlenmesinin dondurulması, Afgan uyruklu bir sığınma hakkı sahibinin Washington, D.C.'de iki Ulusal Muhafız üyesini vurduğu iddiasının ardından Kasım 2025'in sonlarında yürürlüğe girdi. Başkan Trump'ın Aralık 2025'te genişlettiği seyahat yasağı şu anda 39 ülkeyi kapsamakta olup bu ülkelerin vatandaşları yalnızca sığınma değil, tüm göçmenlik başvurularında süregelen bir dondurmayla karşı karşıyadır. USCIS, seyahat yasağı kapsamı dışındaki ülkelerin vatandaşları için dondurmayı 30 Mart 2026 itibarıyla kaldırmış olsa da önemli sayıda sığınma başvuru sahibi hâlâ bu durumdan etkilenmektedir.
Safe Third Country (Güvenli Üçüncü Ülke) Anlaşmaları: Yönetim ayrıca, sığınma başvuru sahiplerini kendi ülkeleri olmayan ülkelere göndermek amacıyla — aralarında insan hakları sicili tartışmalı olan ülkelerin de bulunduğu — dünya genelindeki çok sayıda ülkeyle "güvenli üçüncü ülke" sınır dışı etme anlaşmaları imzaladı.
Sığınma Başvuru Sahipleri İçin Bunun Anlamı
Bekleyen veya planlanan sığınma başvurusu olan bireyler için bu önerilen yönetmelik — nihai hale getirilmesi durumunda — önemli sonuçlar doğurabilir:
- Bir yıllık süre dolduktan sonra başvuruda bulunanlar, geç başvuru için geçerli nedenleri olsa bile, hiçbir zaman mülakata alınmadan başvurularının reddedilmesiyle karşılaşabilir.
- Bunun sonucunda sınır dışı etme işlemlerine tabi tutulanlar, taleplerini göç mahkemesinde — sınır dışı edilmeleri için savunuculuk yapan bir hükümet avukatıyla karşı karşıya kalacakları çekişmeli bir ortamda — ileri sürmek zorunda kalacaktır.
- Halihazırda aşırı yük altındaki göç mahkemesi sistemi, dava akışının daha da artmasıyla karşı karşıya kalabilir ve bu durum mevcut birikimleri potansiyel olarak daha da ağırlaştırabilir.
Şimdi Ne Yapılmalı?
Sığınma başvuru sahipleri ve avukatları, bu önerilen kuralın resmi olarak yayımlanması sürecini yakından takip etmelidir. Plan henüz geliştirme aşamasında olduğundan, taslak veya geçici nihai kuralın Federal Register'da (Resmi Gazete) yayımlanmasının ardından kamuoyu görüşü bildirme fırsatları doğabilir.
Bu süreçte, bekleyen sığınma başvurusu olan herkes şunları yapmalıdır:
- Dosyalarının eksiksiz ve güncel olduğundan emin olmalı
- Yıllık Sığınma Ücreti (Annual Asylum Fee) gerekliliğine uygunluklarını doğrulamalı
- Bu değişikliklerin kendi özel durumlarına olası etkisi hakkında yetkin bir göçmenlik avukatına danışmalı
- Herhangi bir bildirimi alabilmek için USCIS kayıtlarındaki güncel adreslerini teyit etmeli
