Afganistan, Etiyopya, Kolombiya ve Irak kökenli dört mülteci ile altı mülteci yerleştirme kuruluşu, 27 Ekim 2026'da Massachusetts Federal Bölge Mahkemesi'nde, ABD'de yaşayan mültecilerin hayatını kökten etkileyen üç İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) ve ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS) uygulamasına karşı toplu dava niteliğinde bir başvuru yaptı.
Dava, mülteci statüsünü sonlandırma niyetine dair bildirime (Notice of Intent to Terminate) itiraz süresini 30 günden 10 güne indiren 14 Ekim tarihli geçici nihai kuralı, 20 Ocak 2021 ile 20 Şubat 2025 arasında kabul edilen mültecilerin oturma izni (yeşil kart) başvurularına getirilen süresiz dondurmayı ve aynı dönemde kabul edilen mültecileri yeniden güvenlik incelemesinden geçiren programı hedef alıyor. Davacılar, en az bir mültecinin zaten sonlandırma bildirimi aldığını ve asıl dava sonuçlanmadan statüsünü kaybedebileceğini belirterek mahkemeden acil tedbir, özellikle 10 günlük kuralın derhal durdurulmasını talep etti. USCIS davayı asılsız olarak nitelendirirken, mahkeme henüz esas hakkında karar vermedi ve davayı toplu dava olarak onaylamadı.
Dava Hangi Uygulamalara İtiraz Ediyor
Massachusetts'teki federal mahkemede açılan dava, USCIS ve DHS'i davalı göstererek geçtiğimiz yıl içinde alınan üç ayrı kurumsal karara itiraz ediyor. Dava; Biden yönetimi döneminde kabul edilen mültecilerin statü düzeltme (adjustment of status, yani oturma iznine geçiş) başvurularını dondurdu 2025 Kasım tarihli USCIS talimatına, aynı grubu yeniden güvenlik incelemesine tabi tutan programa ve itiraz süresini kısaltan 14 Ekim tarihli kurala itiraz ediyor. Davacılar, bu üç uygulamanın da federal göçmenlik hukukunu, İdari Usul Kanunu'nu (Administrative Procedure Act) ve anayasal adil yargılanma güvencelerini ihlal ettiğini savunuyor.
Davacılar dilekçeyle birlikte acil tedbir talebinde de bulundu; asıl dava sürerken 10 günlük sonlandırma kuralının derhal durdurulmasını istediler. En az bir mültecinin yeni süre uygulamasına göre zaten sonlandırma bildirimi aldığını ve bir hâkim altta yatan hukuki iddiaları değerlendirmeden mülteci statüsünü kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığını belirttiler.
10 Günlük Kural ve Sürenin Önemi
DHS, 14 Ekim 2026'da, mültecilerin statülerinin sonlandırılması niyetine dair bildirime yanıt verme süresini 30 günden 10 güne indiren geçici nihai kuralı yayımladı. Bu değişiklik yaklaşık 45 yıldır uygulanan bir usulü değiştirdi ve DHS 30 günlük kamuoyu görüş süreci başlatırken dahi kural derhal yürürlüğe girdi. DHS, değişikliğin göçmenlik sisteminin güvenilirliğini yeniden tesis etmeyi, güvenlik risklerini azaltmayı ve sahteciliği önlemeyi amaçladığını belirtti.
Davacılar, bu denli kısaltılmış sürenin pratikte uygulanabilir olmadığını savunuyor. Basit bir Bilgi Edinme Özgürlüğü Kanunu (Freedom of Information Act) talebinin USCIS tarafından işleme alınma süresinin 2025 yılında medyan olarak 27 gün sürdüğüne, yani mültecilere artık belge toplamak, avukat bulmak ve tercüman ayarlamak için tanınan toplam süreden bile uzun olduğuna dikkat çekiyorlar. Davada adı geçen bir davacı, kuralın yürürlüğe girmesinden bir gün sonra, 15 Ekim'de sonlandırma bildirimi almış; ancak bildirim kendisine ancak 19 Ekim'de ulaştırılmış, bu da yanıt vermek için pratikte daha da az süre bırakmıştır.
Yeşil Kartlara Getirilen Ayrı Bir Dondurma
Dava ayrıca, 20 Ocak 2021 ile 20 Şubat 2025 arasında kabul edilen mültecilerin bekleyen yeşil kart başvurularını askıya alan ve bu kişiler için inceleme ile olası yeniden mülakat çağrısı yapan 21 Kasım 2025 tarihli USCIS politika talimatına da itiraz ediyor. DHS, dondurmadan yaklaşık 113.000 mültecinin bekleyen statü düzeltme başvurusunun etkilendiğini tahmin ediyor.
Bunun pratikteki sonucu, başvuru işlemlerinin neredeyse tamamen durmasıdır. Dava dilekçesinde aktarılan USCIS verilerine göre kurum, 2026 yılının Ocak-Mart ayları arasında yalnızca 121 mülteci statü düzeltme başvurusunu sonuçlandırırken, bu rakam 2025'in aynı döneminde 17.569 idi. Dondurma öncesinde, 2025'in üçüncü çeyreğinde mülteci statü düzeltme başvurularının ortalama işlem süresi 7,8 aydı.
Tartışma Konusu Olan Yasal Yetki
Federal yasaya göre mültecilerin daimi ikamet statüsüne (yeşil kart) hak kazanabilmesi için ABD'de en az bir yıl fiilen bulunmaları ve bir kabul edilebilirlik incelemesinden geçmeleri gerekiyor. Davacılar, USCIS'in bu süreçte kabul edilebilirliği inceleyebileceğine itiraz etmiyor. Ancak kurumun, zaten kabul edilmiş tüm bir mülteci kategorisine topyekûn ve süresiz bir dondurma uygulama ya da bireysel bulgular olmaksızın grup genelinde yeniden güvenlik incelemesi zorunlu kılma yetkisine sahip olmadığını savunuyorlar.
Operation PARRIS ve Önceki Mahkeme Mücadeleleri
Yeniden güvenlik incelemesine yönelik itiraz, USCIS'in Ocak ayında Minnesota'da başlattığı Operation PARRIS'e (Kabul Sonrası Mülteci Yeniden Doğrulama ve Güvenilirlik Güçlendirme Operasyonu) dayanıyor. Program başlangıçta yeşil kartı olmayan 5.600 mülteciyi hedef alarak bu kişilerin dosyalarını yeni güvenlik incelemelerine tabi tuttu. Mahkeme belgelerine göre bazı mülteciler gözaltına alınarak, ilk mülteci başvurularına ilişkin mülakatlar için Teksas'a götürüldü.
Daha Önceki Yargısal Engellemeler
Minnesota'da bir hâkim, daha önce yalnızca statü düzeltmesi yapmamış olmaya dayanan gözaltı uygulamasını engellemişti; Massachusetts'teki bir federal mahkeme de ayrı bir dava sürerken Mart ayında, ülke genelinde uygulanan ilgili bir mülteci gözaltı politikasını durdurmuştu.
Hükümetin Görüşü
USCIS sözcüsü Zach Kahler, davayı "Trump yönetiminin, Kongre'nin öngördüğü şekilde ülkenin göçmenlik yasalarını uygulama kararlılığını baltalamaya yönelik bir başka asılsız girişim" olarak nitelendirdi. Kurumun, Biden yönetimi döneminde tarama ve güvenlik inceleme önlemlerinde endişe verici bir zayıflama tespit ettiğini ve uygulamaların mülteci statüsünün yasaya göre hak sahibi olanlara ayrılmasını sağlamayı amaçladığını söyledi.
Davacıları temsil eden Democracy Forward kuruluşunun başkanı ve CEO'su Skye Perryman ise yönetimin, mültecileri daimi ikamet yoluna giden yolu dondururken aynı zamanda yasal statülerinin ellerinden alınmasını kolaylaştırarak hukuki bir belirsizlik içinde sıkıştırdığını savundu.
Henüz Netleşmeyen Konular
Mahkeme, davacıların tanımına göre 14 Ekim 2026 itibarıyla veya sonrasında daimi ikamet statüsüne geçmemiş on binlerce mülteciyi kapsayacak önerilen toplu davayı henüz onaylamadı. İtiraz konusu üç uygulamanın hiçbirinin esası hakkında bir karar verildiği doğrulanmış değil. Ayrıca herhangi bir yargısal müdahale öncesinde 10 günlük süre kapsamında kaç mültecinin zaten sonlandırma bildirimi aldığı ve statü düzeltme dondurması ile yeniden güvenlik inceleme programının mahkeme tarafından ayrı ayrı ele alınıp alınmayacağı da belirsizliğini koruyor.
Clinch Law Hukuki Değerlendirmesi
Kaynaklar
Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Göçmenlik süreçlerinin sonucu, kişisel koşullara ve güncel hukuka göre değişir.
ABD'de henüz daimi ikamet statüsüne (yeşil kart) geçmemiş mülteciler, acil ve somut bir belirsizlikle karşı karşıya. 27 Ekim 2026'da Massachusetts Federal Bölge Mahkemesi'nde açılan önerilen toplu dava, DHS ve USCIS'e ait üç uygulamaya itiraz ediyor: mülteci statü düzeltme başvurularına getirilen süresiz dondurma, Biden yönetimi döneminde kabul edilen mültecileri hedef alan yeniden güvenlik inceleme programı ve statü sonlandırma bildirimine yanıt süresini 30 günden 10 güne indiren 14 Ekim tarihli geçici nihai kural. Davacılar, en az bir mültecinin yeni süre uygulamasına göre sonlandırma bildirimi aldığı bildirildikten sonra, 10 günlük sonlandırma kuralının derhal durdurulmasını da içeren acil tedbir talep etti. Böyle bir bildirim alan mültecilerin derhal hukuki destek araması, bekleyen statü düzeltme başvurusu olan herkesin ise tüm belgelerini saklaması ve dava dosyasındaki gelişmeleri takip etmesi önerilir.
Buradaki temel hukuki uyuşmazlık, DHS'in zaten kabul edilmiş tüm bir mülteci kategorisinin statü düzeltme başvurularına topyekûn bir dondurma uygulama yetkisine sahip olup olmadığı ve sonlandırma itiraz süresinin 10 güne indirilmesinin anayasal adil yargılanma güvencelerini karşılayıp karşılamadığıdır. Davacılar, 10 günün avukat, tercüman ve belge temin etmek için yetersiz olduğunu savunuyor; örneğin yalnızca USCIS'in Bilgi Edinme Özgürlüğü Kanunu taleplerini işleme alma süresinin 2025'te medyan 27 gün sürdüğüne dikkat çekiyorlar. Hükümet ise bu uygulamaların, önceki yönetim döneminde zayıfladığını iddia ettiği güvenlik inceleme süreçlerini yeniden güçlendirdiğini savunuyor. Mahkeme henüz toplu dava onayı veya esas hakkında karar vermedi; acil tedbirin kabul edilip edilmeyeceği, herhangi bir kararın ne kadar geniş kapsamlı uygulanacağı ve süresiz statü düzeltme dondurması ile yeniden güvenlik inceleme programının ayrı ayrı durdurulup durdurulmayacağı belirsizliğini koruyor.
Müvekkillerin En Çok Sorduğu Sorular#
Bir mahkeme mülteciler için 10 günlük sonlandırma kuralını durdurdu mu?
27 Ekim 2026 tarihli doğrulanmış habere göre davacılar mahkemeden 10 günlük sonlandırma kuralının acil olarak durdurulmasını talep etti, ancak doğrulanmış kayıtlar mahkemenin bu talebi kabul eden bir karar verdiğini henüz teyit etmiyor. Dava, Massachusetts Federal Bölge Mahkemesi'nde görülmeye devam ediyor. Statü sonlandırma niyeti bildirimi alan mültecilerin, mahkeme aksini belirtmedikçe bildirimde yazılı süreyi geçerli kabul etmeleri ve derhal hukuki yardım aramaları gerekir.
Statü düzeltme dondurması ve sonlandırma kuralından kaç mülteci etkilenebilir?
Haberlerde aktarılan davacı dilekçelerine göre DHS, yaklaşık 113.000 mültecinin bekleyen statü düzeltme başvurusunun süresiz dondurmadan etkilendiğini tahmin ediyor. Ayrıca DHS, 2015-2025 mali yılları arasında kabul edilmiş yaklaşık 186.000 mülteci dosyasının hâlâ statü düzeltmesi yapılmamış durumda olduğunu ve sonlandırma kuralına tabi olabileceğini tahmin ediyor. Bu rakamlar Newsweek'in aktardığı mahkeme dilekçeleri ve DHS tahminlerinden geliyor.
Operation PARRIS nedir ve dava bu programa itiraz ediyor mu?
Operation PARRIS (Kabul Sonrası Mülteci Yeniden Doğrulama ve Güvenilirlik Güçlendirme Operasyonu), USCIS tarafından Ocak ayında Minnesota'da başlatıldı ve başlangıçta yeşil kartı olmayan 5.600 mülteciyi hedef alarak bunları yeni güvenlik incelemelerine tabi tuttu. Mahkeme belgelerine göre bazı mülteciler gözaltına alınarak mülakat için Teksas'a götürüldü. Dava, PARRIS ile bağlantılı olarak Biden dönemi mülteci kabullerine yönelik daha geniş yeniden güvenlik inceleme programına itiraz ediyor. Minnesota'da bir hâkim daha önce, statü düzeltmesi yapılmamış olmaya dayalı gözaltı uygulamasını engellemişti.
Mülteciler hâlâ statü düzeltme başvurusu yapabilir mi, yoksa tüm başvurular dondu mu?
Doğrulanmış habere göre 21 Kasım 2025 tarihli bir USCIS politika talimatı, 20 Ocak 2021 ile 20 Şubat 2025 arasında kabul edilen mültecilerin bekleyen yeşil kart başvurularını askıya aldı. Dava dilekçesinde aktarılan USCIS verilerine göre 2026 Ocak-Mart arasında yalnızca 121 mülteci statü düzeltme başvurusu sonuçlandırılırken, 2025'in aynı döneminde bu sayı 17.569 idi. Dondurma, kapsanan grup için topyekûn uygulanıyor gibi görünüyor, ancak dava bu uygulamaya son verilmesini talep ediyor. Bu konuda bir mahkeme kararı verildiği kayıtlarda doğrulanmıyor.
Mülteci statümü sonlandırma niyeti bildirimi alırsam ne yapmalıyım?
Doğrulanmış kayıtlar, haberin yayımlandığı tarih itibarıyla 10 günlük kuralın bir mahkeme tarafından durdurulduğunu göstermiyor. Sonlandırma bildirimi alan her mültecinin derhal bir göçmenlik avukatına danışması, kanıt ve destekleyici belge toplamaya başlaması ve gerekirse tercüman desteği talep etmesi gerekir. Davadaki davacılar 10 günün yetersiz olduğunu savunuyor, ancak mahkeme aksini emretmedikçe bildirimde belirtilen süre bağlayıcı kabul edilmelidir.